Geleli tam 10 gün oldu bu gri adaya. Olduğum yerden beni alıp pıt diye koymuşlardı beni orta yere. Karşımda tanıdık bir yüz yoktu, çevre tamamen yabancıydı. Tek başıma halletmem gerekiyordu.
Hayatımda ilk defa kendi sorumluluğumu tamamen üstlendim, ağır olacağını düşünürken ilk defa bu kadar kuş hissettim. Kanatlarımı hep midemde hissederken bu kez kafamın içinde hızla uçuyorlardı. Bu haz için uyuşturucuya gerek yokmuş demek.
Dünya evrenin küçük bir parçası olabilir ama insan için sonsuz deneyim tahtası. Ömrün kısalığını yaptığım denkleme ekleyince cidden tanrının bizimle ağır dalga geçtiğini fark ediyorum. Yukarıdan veya hangi açıdan bakıyorsa milyarlarca insan O'na taparken O bir yerlerden bizlere gülüyor olmalı. Ölümüne.
Bak yine yağmur yağıyor,
Bir kuş için uçarken başına gelebilecek talihsizliklerden biri. Pencerenin kuru tarafından elimde gayet sütlü poşet çayımla dışarı bakarken keyifli olabiliyor. Sonra diyorum ki kendime "Evet abi, ben de burada ömrümü geçirseydim bir müzik grubu kurabilir, yazar olabilir, çok başarılı bir öğrenci olup Cambridge Üniversitesi'nde okuyabilirdim." Grilik sakinlik getiriyor. Kediler bile başka miyavlıyor. Havadandır, olur.
Bak Hazal, idollerin, tanrıların ve tanrıçaların birer birer ikinci ülkende, güneşin batmadığı topraklarda can veriyorlar.
Bunu derken ciddi olamazsın, güneşin burayı tanıdığını düşünmüyorum bile. Onlardan ne bekleyebilirsin ki?
Beli bir kişim, konum yok yine. Olmuyor da. Varlığım, beynim ve kalbim bazı kişilere sabit. Kızgınlığım bile onlara ait. Kinim? Öyle bir duyguya sahip değilim. Bende, onlardan başka paylaşacak duygu yok.
Döndüğümde istediğim demlenmiş çay ve samimiyetin getirdiği huzur. Sessizlik ve durgunluktan nasibimi aldım sanırım.
Belki buradan biraz medeniyet getirebilirsem tam anlamıyla tatmin olabilirim. Ayrıca artık nezleye bir çözüm bulunsun.
Sağlıcakla kalın.
Bir Takım Saçmalamacalar
2 Ağustos 2011 Salı
13 Mart 2011 Pazar
Şöyle ki
İnsanlar konuşuyorlar. Kim olduklarını ve insanların hayatlarındaki konumlarını bilmeden konuşuyorlar. Bu insanlık tarihinde hep görülen bir vak'a. Henüz herkes ibret alabilmiş değil. Çoğu, sonuçları tecrübe etse bile durmayacak, biliyorum. Bir başkasına dolanacaklar sonra belki, bir şekilde yıkmaya, zehirlemeye çalışacaklar yeniden.
İsimleri, görünüşleri, düşünceleri umurumda olmadı hiç. Mutluluğun, insanlara dokunmasını anlayamadım. Anlamak istemedim, onların fikirlerinin beynimde yer etmesine izin vermedim. İnsanlar gülümsüyorken rahatsız olmadım.
Uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip olduğumu asla iddia etmiyorum ama insanları tanıdım, akışına bıraktım. Her zaman iyi niyetli olmaya, pozitif bakmaya çalıştım. O olmadı sustum göre göre. Dibimde konuşulanlara, arkamdan söylenenlere, gözlemlediklerime göz yumdum. Durur diye. Bekledim. Sonunda irin durduğu yerde kalmadı hiçbir zaman. Hep patladı. Sonuçta oluşan durumu zafer olarak görmedim, kayıptı hepsi. Öznel kaybım değildi, sadece her şey seyrinde ve sorunsuz giderken boşuna yaşanan gerginlikti, herkes için. Olacağını bilsem bile durmasını istiyordum sürecin. Azalarak bitmesini. Galip gelemediler, yapamadılar, yapamayacaklar da. Yıprandılar.
Sadece şunu söylemek istiyorum; eğer bugüne kadar sustuysam olayların bir şekilde rayına oturmasını beklediğimden. Benim de söyleyeceklerim var yoksa. Kör, sağır ve dilsiz değilim. Bugüne kadar benzerleriniz oldu hep. Bakın hala buradayım ve fazlasıyla mutlu olmaya devam ediyorum. Durduramadınız, gücünüz yetmedi.
Not: Bugüne kadar beni mutluluğu ile gülümseten aynı şekilde benim mutluluğumdan haz alan ve buna katkısı olan herkes, iyi ki olmuşsunuz. Sizi seviyorum.
İsimleri, görünüşleri, düşünceleri umurumda olmadı hiç. Mutluluğun, insanlara dokunmasını anlayamadım. Anlamak istemedim, onların fikirlerinin beynimde yer etmesine izin vermedim. İnsanlar gülümsüyorken rahatsız olmadım.
Uzun yıllara dayanan tecrübeye sahip olduğumu asla iddia etmiyorum ama insanları tanıdım, akışına bıraktım. Her zaman iyi niyetli olmaya, pozitif bakmaya çalıştım. O olmadı sustum göre göre. Dibimde konuşulanlara, arkamdan söylenenlere, gözlemlediklerime göz yumdum. Durur diye. Bekledim. Sonunda irin durduğu yerde kalmadı hiçbir zaman. Hep patladı. Sonuçta oluşan durumu zafer olarak görmedim, kayıptı hepsi. Öznel kaybım değildi, sadece her şey seyrinde ve sorunsuz giderken boşuna yaşanan gerginlikti, herkes için. Olacağını bilsem bile durmasını istiyordum sürecin. Azalarak bitmesini. Galip gelemediler, yapamadılar, yapamayacaklar da. Yıprandılar.
Sadece şunu söylemek istiyorum; eğer bugüne kadar sustuysam olayların bir şekilde rayına oturmasını beklediğimden. Benim de söyleyeceklerim var yoksa. Kör, sağır ve dilsiz değilim. Bugüne kadar benzerleriniz oldu hep. Bakın hala buradayım ve fazlasıyla mutlu olmaya devam ediyorum. Durduramadınız, gücünüz yetmedi.
Not: Bugüne kadar beni mutluluğu ile gülümseten aynı şekilde benim mutluluğumdan haz alan ve buna katkısı olan herkes, iyi ki olmuşsunuz. Sizi seviyorum.
19 Şubat 2011 Cumartesi
Böyle de Bir Şey Yaptım
"Şöyle ki, hayatımı başka insanların sinirini bozacak kadar sorunsuz yaşamaktayım.
En büyük sorunum sık sık sıkılmam evet efendim başka da problemim yok açıkçası.
Arada ergen tribine girdiğimde "Ulan ne aptal karısın." diye kendime kızıp aklıma Afrikalı çocukları getirmiyor değilim- klişesine girmeyeceğim tabii ki. Ama kendime kızdığım doğrudur.
Rahatın popoma battığı anlarda, bir anda tekdüzelikten bunalıp her şeyi çöpe atıp yeniden başlamışlığım vardır. Sayacı sıfırlamak gibi bir şeydir bu benim için, hayatı başka yönde görmeye başlamaktır uzak bir noktadan. En eğlenceli oyunumdur.
Ayrıca ardından bir an için aklıma gelen kayıplarımın etkisi de uzun sürmüyor bende. Yeni kurmaya başladığım düzene kaptırıyorum kendimi, zamanım olmuyor onları düşünmeye.-Çok biperva gördüm seni canım ya hayırlı olsun."
Kafasını yaşamaktaydım 6 ay öncesine kadar. Yaşım da bunu gerektiriyordu belki ne bileyim.
En büyük sorunum sık sık sıkılmam evet efendim başka da problemim yok açıkçası.
Arada ergen tribine girdiğimde "Ulan ne aptal karısın." diye kendime kızıp aklıma Afrikalı çocukları getirmiyor değilim- klişesine girmeyeceğim tabii ki. Ama kendime kızdığım doğrudur.
Rahatın popoma battığı anlarda, bir anda tekdüzelikten bunalıp her şeyi çöpe atıp yeniden başlamışlığım vardır. Sayacı sıfırlamak gibi bir şeydir bu benim için, hayatı başka yönde görmeye başlamaktır uzak bir noktadan. En eğlenceli oyunumdur.
Ayrıca ardından bir an için aklıma gelen kayıplarımın etkisi de uzun sürmüyor bende. Yeni kurmaya başladığım düzene kaptırıyorum kendimi, zamanım olmuyor onları düşünmeye.-Çok biperva gördüm seni canım ya hayırlı olsun."
Kafasını yaşamaktaydım 6 ay öncesine kadar. Yaşım da bunu gerektiriyordu belki ne bileyim.
6 ay önce de kendimce sıfırdan bir oyun kurduğumu düşünmüştüm yine, zamanını doldurunca o da eski oyunlarım gibi geride kalacaktı. Ama o noktadan uzaklaştıkça kavrıyorum, ben başladığım gün oyun oynamayı bırakmışım.
Şuan yaşadığım her şey gerçek, hayatımda olmasına izin verdiğim herkes gerçek, tepkilerim, gülümsemelerim, kızmalarım, hepsi buna dahil, gerçekler.
İstediğim kadar eğlenip, sinirlenebiliyorum, bazı şeyleri ciddi anlamda sorun edebiliyorum.
Zorluklarıyla ve güzel yanlarıyla hayat başladı, her ne olursa olsun, ben de gerçeğim, mutluyum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)